BAKAN ŞİMŞEK RADYO ZEUGMA’YA KONUK OLDU

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 1 Kasım Genel Seçimleri kapsamında son ziyaretini Radyo Zeugma’ya gerçekleştirdi. Radyo Zeugma Yönetim Kurulu Başkanı Meral Ay’ın sorularını yanıtlayan Şimşek, 1 Kasım seçimlerinin Türkiye için hayati önem taşıdığını dile getirdi. Şimşek, gelen sorular üzerine çözüm sürecinden, seçim vaatlerine, Suriye politikasından, ülke güvenliğine varana kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi. İŞTE BAKAN ŞİMŞEK’İN RADYO ZEUGMA’DA SEÇİM ÖNCESİ YAPTIĞI SON AÇIKLAMALARDAN SATIR BAŞLARI: BİR BAŞARI HİKAYESİ Türkçeyi altı yaşımdan sonra öğrendim. Ortaokula kadar Batman’da okudum daha sonra Ankara’ya gittim. Tüm aile beklenti içindeyken ben idealist davranıp akademiyi tercih ettim. Sonra bursla İngiltere’ye gittim ve finans yüksek lisans okudum, sonra Türkiye’ye geldim. Devlette çalışmayı sevmiyordum ancak daha sonra özel sektörde çalıştım. 97 de New York’ta çalıştım, uluslararası bir yatırım bankasında çalışmalarımı yürüttüm. Daha sonra Türkiye’ye geldim, burada çalışmalarıma başladım. 2005 yılının sonuna doğru cumhurbaşkanımızı merkez bankasında görev yapmamı teklif etti. 2007 de ilk defa siyasi hayatıma Gaziantep’te başladım siyasete bu nedenle Gaziantep’in siyaset hayatımda önemli bir yeri var. 2009’un Mayıs başında da maliye bakanı oldum. İyi götürdüğümü inanıyorum görevimi. Önce inanmak lazım başarmak için, iddialı hedefler koymak gerekiyor. Ben yurtdışında yüksek lisans yaptım döndüm, ben bu kadar güzel çalışmalar yaptıktan sonra büyük risk aldım. Ben Amerikan büyükelçiliğinde çok iyi bir masala kıdemli ekonomisttim, orada ekonomik analizler yapıyordum. 2007 de işi bıraktım, gerçekten de iyi bir işten kendim ayrıldım. Hedeflerinizi yüksek tutmak için hep risk aldım. BAKAN DEĞİL, ÇOBAN OLABİLİRDİM Biz çok zor şartlar altında yetiştik, ben fakültede okurken İngilizceyi kendi çabalarımla öğrendim. İnsanın kendini yetiştirmesi için çabalaması lazım. İnsan inandıktan sonra başaramayacağı şey yoktu. Çoban olma ihtimalim maliye bakanı olma ihtimalimden milyonlarca kat büyüktü. Yüksek lisans yapmanın Kürtçesi yoktu, babama ben ilim öğrenmeye gidiyorum dedim. YA İSTİKRAR YA 90’LAR Türkiye aslında çok basit iki seçeneği oylayacak. Ya istikrarın devamından yana kullanacak bu kararını. Biz kazanımlarımızı korumak istiyor muyuz vatandaşın bunu cevaplaması gerekiyor. Tek başına hükümetler her zaman çözüm olmuştur. İlk seçenek AK Parti ile tek başına iktidarı seçmek, ikinci seçenek ise koalisyonun doğması. MİLLET NE DERSE DOĞRU DER Millet ne derse doğru der onun gereğini yapacağız ama koalisyonlar ülkenin sorunlarına çözüm üretemeyebilir. Nedeni ise koalisyonların doğası gereği iki parti birleşmiyor, vaatler farklı, tabanlar farklı. Kimya çoğu kez tutmuyor, koalisyonlarda önce bir balayı dönemi yaşanıyor sonra mini krizler başlıyor. Türkiye’nin en büyük sıkıntısı bana kalırsa uzlaşma kültürünün olmaması. Bugün Türkiye ne muhalefetin iddia ettiği kadar kötü, ne de bizim hayal ettiğimiz kadar iyi. Biz Türkiye’ye sınıf atlattık. Sorun şu, dünyanın diğer ülkelerinde koalisyonlar zaman zaman başarılı olabiliyor. TÜM KOALİSYON KOMBİNASYONLARI GEÇMİŞTE DENENDİ Darbeler Türkiye’yi perişan etti. Özal döneminde ülke biraz toparlandı. Koalisyonlar adına her türlü kombinasyon denendi. Genç kitle koalisyonu hiç bilmiyor. İtalya’da koalisyona engel olacak yasal düzenlemeler getirildi. İtalya tek başına iktidarla hızlı bir toparlanma içine girdi. Ülkelerin temel meseleleri çözülürse ülkenin önü açılıyor. Ak Parti döneminde de önemli adımlar attık, kim ne derse desin büyük mesafeler kat ettik. KÜRT BİR VATANDAŞ OLARAK ÜLKEMLE GURUR DUYUYORUM Terörün varlığı Kürtlerin hakkı hukuku değil. Bende Kürt bir vatandaş olarak ülkemle guru duyuyorum. Ak Parti’den önce kimse bu tür önemli konularda adım atamadı. Biz bir partiyle ortaklık kursak böylesi adımlar atamazdık. Hem reformlar yaptık, hem de terör örgütleriyle mücadele ettik. Söyleme bakmamak lazım, en radikal kararları alan özgürlükçü parti Ak Parti olmuştur. Diyelim ki koalisyonlarda diğer partilerle bir araya geldik, kimyamız tutmuyorsa, kararlarımız ve vaatlerimiz tutmazsa ülke iflas eder. Tek başına iktidar bu anlamda çok önemli. TÜRKİYE BIÇAK SIRTINDA Türkiye şu anda bıçak sırtında. Anketler %43 civarı bir durumu gösteriyor. Terör hortlatılmış durumda, zor bir dönemdeyiz. Gençlerimizin şunu bilmesinde fayda var, bundan 100 yıl önce batının büyük oyun diye tanımladığı bir operasyon yapıldı bu bölgede. Osmanlının olan bu topraklarda o zamanlara batı büyük oyunu sahneleyerek böldü ve parçaladı. Arkasından 100 yıl geçti, Avrupa tüm bu savaşların sonunda Avrupa Birliğini kurdu. Bunların hepsi bir araya geldi sınırları kaldırdılar, aynı dış politikayı kullanmaya başladılar. Avrupa tüm bu savaşın sonunda Avrupa birliğini kurdu. Halbuki Osmanlıdan koparılan Irak, Yemen, Libya, Suriye gibi ülkeleri de bölmeye başlıyorlar. Bizim dış politikamız çok eleştiriliyor ancak adamlar kilometrelerce öteden gelip yanı başımızı yönetmeye çalışıyor. Irak şu anda fiilen bölünmüş durumda, Yemen, Libya, Suriye aynı şekilde. SURİYE KONUSUNDA İLKELİ VE İNSANİ DAVRANDI Türkiye’nin Suriye politikası tamamen insanı ve ilkeli bir politikadır. Biz Esad’a reform yap dedik, hak ve özgürlükleri artır biz senin yanındayız dedik. Ama Esad kendi sivil halkına saldırdı bizde insani ve ilkeli davrandık. Bizim Suriye politikamız yanlış diyorlar, bu değerlendirme yanlış. Türkiye Suriye konusunda hiçbir şey söylemeseydi dahi mülteci akını olacaktı. Diğer bir konu Türkiye müdahale etti deniliyor, Türkiye’mi Yemen’i karıştırıyor. Biz zor bir mahalledeyiz. İsrail’in çeşitli planları var, bunu görmemiz lazım. SİYASETİ NİÇİN YAPARSINIZ? Türkiye’de siyasi belirsizlik mi olması lazım bu dönemde yoksa güçlü bir şekilde koruyacak bir hükümet mi önemli. Böyle bir dönemde teröre karşı olan partilerin bize destek vermeleri lazım. MHP lideri terör diyor ama seçimden sonra elini taşın altına koymuyor. Gel hükümet kuralım diyoruz hayır dedi, seçime kadar yönetelim ülkeyi dedik hayır dedi. Siyaseti niçin yaparsınız? İktidar ortağı olmazsanız vaatlerinizi nasıl yerine getireceksiniz. MHP’li kardeşlerimiz hükümetin içinde olmak istiyor ama ilginç bir şekilde Bahçeli hayırcı bir yaklaşımla bir siyasi duruş sergiliyor. HDP seçimin hemen ardından ben sırtımı YPG’ye dayadım diyor. Bahsettiği gruplar terör grubu. Hem barışı dilinizden düşürmeyeceksiniz ondan sonra da teröre sırtınızı dayayacaksınız. Batıda barış demekle olmuyor bu işler. Türkiye yönetimine asla sokulmaması lazım bu yaklaşımın. Dünyanın hiçbir yerinde terörün devlerin başına geçmesi olmaz. BAKAN ŞİMŞEK BEYANNAMEYİ ANLATTI Beyannamemiz son derece somur vaatlerle dolu uygulanabilir şeylerden bahsettik. 7 Haziran öncesi emekli maaşları 1100’ünaltında olanlara önemli oranda artış yaptık, seçim sonrasında 1 kasıma yönelik olarak tekrar 1200 liralık bir emekli maaşı ekledik yılda. Biz tek başımıza iktidar olursak ilgili kanunu hemen düzenleyeceğiz. İkinci olarak biz çiftçimizin yanındayız, yem, gübre diğer ise mazot girdileri. Bizim dönemimizde yem ve gübrede KDV kalkacak. Mazot konusunda da ilk desteği yine bizim dönemimizde aldı halkı. Üçüncü olarak gençler; birçok gencimiz üniversiteden mezun olunca iş bulamıyor. İş başı eğitimi ayrı bir konu, biz önemli bir proje başlattık diyoruz ki, eğer bir işadamı gencimizi istihdam altına alırsa onun bir yıl boyunca ücretini biz ödeyeceğiz. İş deneyimi kazanacak gencimiz ve meslek öğrenecek. İşveren ise hem maliyetten kurtulacak hem yetişmiş elemana sahip olacak. Gelecekte de işsizlik oranını aşağıya çekmek istiyoruz. Gençlerimiz kendi işini kurmak isterse projesini getirecek ve biz onlara 50 bin liralık hibe desteği vereceğiz. Devlet bu projeyi mantıklı bulursa size 50 bin hibe, 100 bin ise faizsiz kredi verecek. Yani devlet size kefil olacak. Üç yıl boyunca da bu kişilerden vergi almayacağız. Bir taraftan istihdamı diğer taraftan da girişimciliği destekliyoruz. EĞİTİMDE ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK Öğrencilerimiz içinde harcı kaldırdık, 220 yılında öğrencilerin bursu 45 liraydı. Bugün biz bunu 400 liraya çıkardık. Öğrencilerimize de zaten ilköğretimde ortaöğretimde kitapları tabletleri devlet karşılıyor. Devlet fakire burs veriyor, isteyene kredi veriyor. Eğitimde fırsat eşitliği için ne gerekiyorsa yaptık. Esnafımıza da güçlü destekler vereceğiz. Kadınlara çocuk doğurduklarında, yarım gün çalışsa da tüm gün gibi maaş alacak. Bütçeyi bu sene sıfır açıkla götürdük. Örnek gösterilen bir ülkeyiz. 13 yıllık bir tecrübemiz var. 2002 yılında koalisyon varken, Türkiye 2001 krizini yaşamıştı. Biz verginin yüzde 86’sını devletin faizine ödüyordu, bugün işse bütçe açığı kapatılınca faizin vergi gelirleri içindeki payı % 13’e düştü. Tamamen o dönemi tersine çevirdik. Sürekli reformlar yaptık. Bütün bu vaatleri içeren bütçeyi yaptık, iktidara gelirsek her şeyimizle hazırız. Diğer partiler ise uzun yıllardır hiçbir yönetim becerisine sahip değil. Öte yandan asgari ücrete değinelim, asgari ücreti devlet değil özel sektör ödüyor. Biz asgari 1300 e çıkaracağız asgari ücreti dedik. Böylece asgari ücretlinin talebini de yerine getirmiş olacağız. POLİTİKAMIZ OLMASAYDI DA GELECEKLERDİ Yanı başınızda bir yangın varsa onu hissedersiniz. Şu anda 915 km sınırımızın olduğu Suriye’de bir savaş var, bize yansıması da mülteci akınıdır. Bizim yaptığımız Gaziantepliler olarak dünyaya insanlık dersi vermek. Biz insanlık vazifemizi yaptık. Şimdi bunlara biz kapıyı kapalı tutamayız, bunun elbette kentlerimize olumsuz etkileri oldu. Kiraların yükselmesi gibi. Bu konu istismara çok açık, ama istismarla bir yere varamayız. Çözüm üretmemiz lazım. Mülteciler her şekilde buraya gelirdi, konut açığı var Gaziantep’in. 7 Haziran öncesi geldiğimizde bu konuyu tartıştık ve önemli bir adım attık. Organize sanayinin arkasındaki 5 milyonluk yeri verdik., tek şartla. O şartımızla Gaziantepli işçilerimize emeklilerimize, dar gelirliye ucuz konut yapılmasıydı. Adını kuzey şehir koyduğumuz projeyi başlattık. GAZİANTEP VE DEV PROJELER Haziran’dan bu yana çalıştık, arsayı bedelsiz devrettik. İnşaat başlamadan büyükşehir çalışmalara başladı. 2016’nın başında 3 bin konutluk ilk kazmayı vuracağız. Gaziantep’i ödüllendiriyoruz, bu konutları sadece Gaziantepli vatandaşlarımız kullanacak, bu konutlar Suriyeliler için değil. Biz şimdi sadece kuzey şehirde değil, milyonlarca metrelik arsayı ben belediyelere devrettim. Konutların mimari yapısı da tarihimizi yansıtacak. Nereden bakarsanız bakın, çok iyi düşünülmüş. Organize sanayiyi şehre metroyla bağlayacağız. Her gün binlerce işçimizi sanayiye taşımak trafiği de felç ediyor. Biz demiryolu hattını kurup bundan sonra işçi kardeşlerimiz şehirden metroya binip, işyerine gidecekler. Hem verimlilik artacak hem maliyetler düşecek, hem de şehir yaşanabilir hale gelecek. Gaziantep’in eğitim sorununu çözülecek. Gaziantep’ 13 yıl önce sınıf başına 60 dan fazla öğrencinin düştüğü bir şehirdi. Ak Parti 13 yılda gelmiş derslik sayısını 13 binin üzerine çıkarmış, üniversite sayısını 4 e çıkarmış, derslik başına düşlen öğrenci sayısını 30’lara indirmiş. Bu bizim bir yılda yapacağımız dersliği adamlar bizden önce 70 yılda yapmamız. 5. Üniversiteye geliyor Gaziantep’e. Katar ve Türkiye işbirliği için, bu üniversite Ortadoğu pazarımız için oldukça önemli. Sağlıkta çok önemli vaatlerimiz var, hastane sayımızı 12 den 29 a çıkardık. Vatandaşımıza sağlıkta devrim yaptık. 7 Haziran öncesinde söz verdik ve şimdi sözümüzü tutuyoruz, Gaziantep sağlıkta üs olacak. 1875 yataklı çok büyük bir devlet şehir hastanesi yapacağız. İHALESİ YAPILDI, YER TESLİM EDİLDİ 25 Aralık Devlet Hastanesi’nin bahçesine ek olarak 300 yataklı hastane yapacağız. Devlet kadın doğum ve çocuk hastanesi açacak. Gaziantep bir sağlık üssü haline gelecek. Sanayicimiz 185 ülkeye ihracat yapıyor. Mallar tırlara yükleniyor, ve mersin limanına gönderiliyor. İskenderun’a çok yakınız ama aramızda Amanos dağlarımız var. Biz 19 kilometrelik tünelle Gaziantep’i İskenderun’a bağlayacağız. Hızlı tren Gaziantep’e geliyor, fiilen inşası devam ediyor. Havaalanını gözden geçireceğiz, Gaziantep’te yaşayan hemşerilerimiz kente bir baksınlar. Ak Parti hükümetlerinden sonra bu şehirde bir kalkınma var. Nereden bakarsanız bakın, Gaziantep’te muazzam bir ilerleme var. Suyumuz Kahramanmaraş’tan ve kuyulardan geliyor, elektriklerle pompalanıyor. Belediye yılda 90 milyonluk elektrik bütçesi kullanmak durumunda kalıyor. Düzbağ Barajı ile suyu borularla getireceğiz, elektrik harcamadan suyu getirmek mümkün olacak. Amanos’u delmek 1,2 katrilyon liraya mal olacak. AK Parti’nin bu nedenle iktidarda olması lazım. GAZİANTEP ÇOK ŞANSLI Gaziantep çok şanslı, vizyonu olan bir Fatma şahin var burada, yine ilçe başkanları var. Şehirde muazzam bir gelişme var. Ankara’dan destek olmazsa bazı hizmetleri yapmak daha uzun zaman alacaktır. Bu bir takım işi. Ankara’da ben, Abdülhamit Bey, vekil kardeşlerimiz ile Ankara ve Gaziantep ekibi bir takım ruhuyla çalışıp Gaziantep’i uçururuz. Bu başarı biz petrol bulduğumuz için olmadı, biz var olan kaynakları daha iyi yönetiyoruz. Ak Parti’den önce de burası yönetilmiş ama bir tane bulvar yoktu. Şahinbey Belediyesi 300 milyonluk yatırımla oto sanayiyi taşıdı, arsasını ben bedava verdim. Bu bir ekip işi. Kira öder gibi on yılda konut ve işyeri sahibi oluyordunuz. Siyasi gücü ne olursa olsun şehrin menfaati için seçmen oyunu verirken bunları göz ardı etmemeli. AK PARTİ %80 OY ALIRDI İdeoloji olmasaydı, Ak Parti’nin Gaziantep’te yüzde 80 oy alması muhtemeldi. Devlet emniyetiyle istihbaratıyla güvenlik konusunda ne gerekiyorsa yapıyor, önlenen çok eylem var ve çoğu kamuoyu tarafından bilinmiyor. Türkiye’nin terör sorunu yeni bir sorunu değil. Ortadoğu’nun karışmasıyla birlikte birde IŞİD diye barbar terör örgütü çıktı, IŞİD uluslararası bir proje. IŞİD en büyük zararı İslam’a veriyor. Suriye’de şu anda bir devlet yok. Bu teröre verimli bir alan sağlıyor. BAKAN GÜVENLİĞİ DEĞERLENDİRDİ Gaziantep ve Türkiye için bu tehditler var ancak bu tehditlere karşı mücadele deden çok güçlü emniyet kurumlarımız var. Dünkü olay Ankara takipli ve gelen istihbarat üzerine ortaya çıktı. Takip edilmese demek ki eylemler olacaktı, her gün yüzlerce terör eylemi engelleniyor ama tek tük de olsa Ankara Diyarbakır ve Suruç gibi eylemler gerçekleşebiliyor. Devlet güvenlik için ne gerekiyorsa yapıyor. Biz bölgedeki kaosun yarattığı sıkıntıların farkındayız ve sanayicinin yanındayız, bölgeye yönelik ciddi teşvikler var. Bunlara ilaveten yapmamız gereken olursa gereken kolaylıkları sağlarız. Türkiye’nin Suriye ihracatında önemli bir kayıp yok. Aslında Türkiye’nin ihracatı kötü gitmiyor, ancak Gaziantep’in durumu ülkeye göre daha iyi. Gaziantep Türkiye’den iki kat hızlı büyüyor. Bazı olumsuz yansımalar var ama esnafımızın içi rahat olsun yanlarındayız. TAŞERON İŞÇİLER UNUTULMADI Taşeron işçi kardeşlerimizden asli işi yapanlar kadroya alınacak. Taşeronların en büyük sorunu bir yılın sonunda işten çıkarılmak, biz sözleşmeleri 3 yıla çıkardık, Asgari ücret ile maaşları da yükselecek. Tazminat da alacaklar, kadrolularla taşeron arasındaki farkı kapatacağız. KAYNAK TARTIŞMASINA SON NOKTA Kaynak sorunu çözülmedi, ana muhalefet partisi seçimi kazanamayacaklarını bildikleri için önüne gelen herkesin her türlü talebini yerine getireceğini belirtti. Bunun gibi çok vaatlerde bulundular. Biz bu vaatlerin maliyetine baktık, 150 ile 180 katrilyon arasında çıktı vaatlerinin bütçesi. Bende bu vaatlerin kaynağını sordum. Üçte birini ortaya koysunlar ben onlara oy vereyim dedim, hala ana muhalefet partisi bu kaynağı bize belirtmedi. İşin kolayını buldular bizim vaatlerimize bakıp kaynağı nerden buldunuz diyorlar, bizim vaatlerin toplam maliyeti 19- 20 milyar lira. Popülist yaklaşımlarla ilerliyorlar. Demirel’de Özal’ın hükümetinden sonra gelip Kim ne veriyorsa ben beş fazlasını veriyorum demişti. Şimdi de aynısı oluyor. Biraz gerçekçi olalım, CHP gerçekçi olmayan vaatlerde bulundu bende bu kaynağın üçte birini ortaya koyun dedim, hala koyamadılar. Bunlar günü birlik hesaplar. Koalisyon görüşmeleri yaptık, CHP vaatlerin derdine düşmedi. Ana muhalefet vaatlerin tamamını yerine getirse bütçe açığını ona katlamış olacak. VAATLER RASYONEL OLMALI Türkiye Ak Parti döneminde İMF borcunu ödeyerek ekonomik bağımsızlığını ilan etmiştir. Yarınki seçimle ya 90’lara dönülecek ya da istikrar devam edecek. Ana muhalefet bu söylediklerini yapar ama Türkiye’yi krize götürür. Vaatler bu nedenle rasyonel olmalı. Çözüm süreci konusunun askıya alınmasının bizim iktidar olmamızla ilgili olduğu siyasi bir yalan. Biz reformları yaptık, Kürtçe üzerindeki tüm yasakları kaldırdık. Yerel yönetimlere daha fazla yetki verdik. PKK adam kaçırmaya, haraç toplamaya, militan toplamaya devam etti. 2014 yılında çözüm sürecinin yasasını çıkardık. Genç sen Kobani bahanesiyle şehirleri yakıp yıktılar, biz yine de Kürt kardeşlerimizin hakkı bizim olmazsa olmazımız dedik, bu noktada çözüm süreci doğru. MHP, HDP İLE İŞBİRLİĞİ YAPTI İç güvenlik paketi hazırladık, mecliste MHP de HDP de CHP de buna karşı çıktı. Teröre karşı mücadelede elini güçlendirecek yasaya hayır dediler. Hiç bir araya gelmemesi gereken MHP ve HDP işbirliği yaptı. Biz o zaman terör örgütünün derdinin Kürt kardeşlerimizin olmadığını anladık. Seçimden hemen sonra biz dedik ki HDP barajı aşçı, gelin mecliste bu konuları konuşalım dedik. Fakat önce HDP ben sırtımız terör örgütüne dayıyorum dedi, sonra Suruç’ta iki polisimiz haince uyurken öldürüldü. Adıyaman’da bir askerimiz katledildi. Siyasiler terörün olmasını asla ve asla arzulamaz, bunda en ufak bir tereddüt yok. Seçim var diye operasyonları ertelese miydik? Hayır yapmadık. Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonunu yaptık. Şimdi de şehir yapılanmalarını yok edeceğiz. Terörle mücadele daha güçlü bir şekilde devam edecek. Bu işin seçimle alakası yok, çözüm sürecinde samimiyetsiz davrandılar. Kürt kardeşlimizin hakkı Türklerden farklı değil, bakın ben Kürt bir kardeşinizim. Kürtçe televizyonlar var. Sandığa milli iradenin tam olarak yansımadığını düşünüyorum. DİYARBAKIR BELEDİYESİ HENDEK KAZIYOR Gaziantep’e gelen parayla Diyarbakır’a giden para aynı. Gaziantep yatırım yaparken, Diyarbakır belediyesi ise hendek kazıp patlayıcı yerleştiriyor. Hangi hükümet gelirse geldin terörle mücadele devam edecek. Teşekkür ederim bu fırsatı verdiğiniz için. Sevgili hemşerilerimin siyasi tercihlerine saygılıyız. Ülkenin içinden geçtiği zor konjonktürü dikkat alsınlar. 90’lı yıllara dönmemek için sonuç çok önemli, yarın inanıyorum ki sandığa giderken vatandaşlarımız son üç ayı dikkate alacaktır.